2 Şubat 2009 Pazartesi

'İÇİM' DIŞIM BİR BENİM

‘Hayat hepimize küçük parçalar halinde gelir, ondan sonra neler olacağı size asla bildirilmez’
(Lao Tzu’ nun öyküsünden bir cümle, Taoizm’in kurucusu kabul edilen, Çin filozofu.)

Hayat… Herkes için aynı aslında, bir şekilde devam ediyor... Size kalan onu yaşamak ve yaşantınızı çevrenizdekilere yansıtma biçiminizi seçmek… Aşkı, sevgiyi, saygıyı, dostluğu, arkadaşlığı, duygudaşlığı hissedebilmek… Emeğinin, sevginin, paylaşımının karşılığını beklemeden vermek, hep vermek… Ya da verdiğin kadarını, en azından birazını almak?

Ve karar vermek…

Yalanlar üstüne bir yaşamı mı? Hani şu ‘mış gibi’ olanlardan… Eskilerin deyimiyle ‘kan kusup, kızılcık şerbeti içtim’ demek mi mesela?

Arada delleniyorum, hüzün bulutları kaplıyor içimi… Çünkü biliyorum kendimi, mutlulukla olduğu kadar acıyla da besliyorum ben bu bünyeyi... Acımı yaşarken, tipik bir yengeç olarak sulu gözlü ve müslümcüler misali jilet atacak kadar da arabesk hissediyorum kendimi… Feryat figan çınlıyor o zaman ortalık… Eş dost fark etmiyor… Eğer varsa işin içinde bir vefasızlık… Bana mısın demiyor…

Ya da;

‘Ya olduğun gibi görün, ya da göründüğün gibi ol’ diyen Mevlana’yı rehber edinip özü sözü bir olmaya çalışmak mı?

Tükürdüğümü yalamadım hiç mesela, bunu gerektirecek davranışlarda da bulunmadım çok şükür, bozmadım kendimi, edebimi…

Beklemek… Zamandan yardım almak, zamana bırakmak?

Durmayan, arkasına bakmadan giden bir tek zaman, onunla da yarışılmıyor... Günler günleri takip ediyor... Bazen üzgün, bazen bezgin, bazen mutluyum... Ama her şeye rağmen hayattan hep umutluyum...

İyimserliği elden bırakmamak…

Dağa taşa, uçan kuşa, aşkıma, çocuklarıma, dosta, düşmana ve hayata karşı optimist yaklaşımım devam ediyor…

En güzeli... Merhamet etmek…

Arada, artık sadece merhamet duyguları beslediğim ve bu duygularla kendimi iyi hissettiğim
için, üslupsuz sözleri de tebessümle karşılıyorum... Bu konuda kendimi gün be gün geliştiriyorum ve çok daha iyi hissediyorumJ

Daha güzeli… Hayatı acısıyla tatlısıyla yaşamak ve tüm yaşanılanlar için yinede şükretmek… Ders çıkarmak, empati yapmak? Acıyı yaşamak?

Ben acımı yaşadım… Ne inkar ettim ne sakladım, olması gerektiği kadar acıttım canımı, ne az nede çok… Neyse ki, artık geçti gitti… Psikanalist Arno Gruen’in Acıyı yaşamak örneğindeki hale düşmedim çok şükür…
Arno Gruen’e göre insanlar kendi acılarını yaşayamadıklarında bu acıyı başkalarında yaşama ihtiyacı duyarlar. Bunu yapabilmek için başkalarını aşağılar, onlara zarar verir ve bu zayıflıklarını inkar ederler…

Yok yok, aslında en güzeli… Ve de tüm bunları yapmak için tek formül… Sevdiklerinize ve Allaha sarılmak,sığınmak…

Eşim… Şu hayatta ki en büyük şansım… Can yoldaşım, sırdaşım, çokça sevip, azca kızdığım… 9 yıldır ilenmeden, dilenmeden, sevildiğim, sevdiğim, saydığım, aşkım…

Çocuklarım... canımın parçaları, yaşam amaçlarım, aldığım her nefeste aklımdan çıkmayan yavrularım... Onların saflığında, kurdukları cümlelerde, neşelerinde, gülen gözlerinde unutuyorum her şeyi... Ne varsa kendime dert ettiğim veya gereksiz yere dert edindiğim... Yok oluveriyor birden… O zaman kızıyorum işte kendime… Bir anlık hüzün bile geçse gözlerimden, sevdiklerime bunu yaşatmaya hakkım yok diye.

Allahım… En yalnız olduğumda bile onu hissederim, duanın gücüne inanırım… Sevdiklerim için hayırlı dualar ederim, bedduadan uzak dururum… Ve bunun iç huzurunu doyasıya yaşarım:)

Şimdi…
Eşimle; Aşkla parlıyor gözlerim… Çocuklarımla; İçimdeki çocuğa dönüyorum yine…
Ve gülüyor yüzüm…
Çünkü…
İçim dışım bir benim.

İyi haftalar dilerim

Banu DURGUNLU
01.02.2009

11 yorum:

havvanur dedi ki...

çok güzel bi yazıydı tebriklerhep için dışın bi olsun inşallahh huzurunda daim olsun

MELİSA dedi ki...

Merhabalar
yengeç burcunun naifliğiyle yazılmış,samimi yazınız beni aldı götürdü.Çok beğendim.
Allah mutluluğunuzu bozmasın.

İnsanoğlu için dertler hiç bitmez.
Sizin bir aileniz ve Allah bağışlasın çok tatlı bir kızınız var.Ne mutlu.
Benim de çok sevdiğim eşim var.
Ama sizden bir eksiğiz oda çocuk kadar.Ben de 10 yıllık evliyim.
Şu deniz kıyısındaki meleğinizden benim de olsun diye çok uğraştım.
Mucize beni de bulsun diye bekledim hep bekledim.
Ben diyorum ki karanlıklar olmadan aydınlığa çıkılmaz.Belki karanlıkta beklediğim günler bitiyordur diye hala iyimser düşünüyorum.
Neyse uzatmayayım.Tesadüfen bloğunuza ulaştım demek ki dertleşmek sizin bloğa nasipmiş diyerek,
sevgilerimi yolluyorum.
Size bir çin atasözüyle hoşçakalın diyorum.
1000 adım yürüyüş, 1 adımla başlar.
Ben mücadelemde hep bu sözü ilke edinirim.
İyi akşamlar.

Banu Durgunlu dedi ki...

Sevgili Havvanur güzel sözlerin için çok sağol ve Amin:))

Banu Durgunlu dedi ki...

Sevgili Melisa, aldın götürdün beni...Sizin kadar olmasada bizde uğraştık bir dönem çocuk için ve benim zuzularım(yani ikizlerim,bir kızım ve bir oğlum)aslında tüp bebek:))Lütfen umudunuzu kaybetmeyin ve şartlarınız elverdiğince denemeye devam edin...
Çok iyi anladım ben senin ruh halini...Umudunu kaybetmemeye çalışıyorsun ama içinden de haykırmak istiyorsun ne zaman diye?İnan en uygun vakti,yüce rabbim belirliyor,hani şu vakit saat gelince derlerya sanırım öyle...Lütfen üzme kendini,ve en son söylediğin sözü örnek almaya devam et:))Umarım en kısa zamanda istediğin her şeye kavuşursun...
Sevgilerimle:))

YaşamIn KIyIsInda dedi ki...

Okunulması alıp götüren bir yazı. Yüreğine sağlık.
Yaşamımızda ne yaşanırsa yaşansın bizimdir, sahip çıkarsak yüreğimiz o denli ferahtır.
Sevgiler...

AskinAy dedi ki...

yazinizi büyük bir zevkle okudum ne güzelde dile getirmissiniz duygularinizi hayran kaldim bu icten güzel sözlerinize,sevgilerimle;

jade dedi ki...

bir kadının ruh dönümleri, çok güzel yazıya dökmüşsün. sevgiler..

UFUK ÇİZGİSİ dedi ki...

Güzel bir anlatım. Şanslı olduğunuzu düşünüyorum. Hayat boyu devam etmesini diliyorum mutluluğunuzun.

Kirpikteki Gözyaşı dedi ki...

Merhaba Banu:) Evet en doğrusu Allah'a herşey için şükretmek bence de. Ne güzel aşk duyulan bir eş, 2 güzel çocuk:) Hayatta sağlıktan daha önemli bireşy yok! Bir de sevdiklerimiz! Eşim askerde olduğu için yoğun duygular içindeyim...Şu an sağlıklı ve eşimle olmaktan başka bir isteğim yok! İyi haftalar! Bu arada şifreli blogunuz için bana bir davetiye gönderir misiniz?

"PRETTYCOOL" dedi ki...

ne kadar güzel yazmışsınız,yüreğinize sağlık...

akilliigne dedi ki...

selam
keyifle okudum yazınızı
insan olma farkımız diğer canlılardan ,insan olma farkımz insan rolune girmiş olanlardan...
aradaki bir kaç fark tan bah setmek gerekirse;
İnsanların basına ne geldiği değil o durumda ne yaptıkları önemli.
Her problem kendi içinde bir fırsat saklar. Ve problem fırsatın yanında cüce kalır.
yani Hayatta ya tozu dumana katarsın, ya da tozu dumanı yutarsın.
İyi çalışan, sık gülen ve çok seven başarıyı elde eder.
İnsanin tüm evrende kesin olarak düzeltebileceği tek bir şey vardır:
Kendisi...
Bir kere dünyaya geldiğimizin, bir defa yaşama hakkımızın olduğunun, başka şans tanınmayacağının bilinci ile:
Kabulleneceğiz!
Yaşayacağız!
Güzelleştireceğiz!
Seveceğiz!

mutlu günler